Vehbi Kaya

Tarih: 05.01.2026 07:27

Mazbatayla gelen kibir abideleri

Facebook Twitter Linked-in

İsim vermeye gerek yok. Zaten herkes kimlerden söz edildiğini biliyor.

Bir elinde parti rozeti, diğer elinde seçmenin umudu varken yere göğe sığmayan tevazu; mazbata alındığı gün yerini kibire, hoyratlığa ve buyurganlığa bırakıyor. Sandıkla gelen yetki, bazı belediye başkanlarının zihninde sınırsız iktidara dönüşüyor.

Adaylık sürecinde halkın arasında görünmeyen birini bulmak zordur. Pazarda, cenazede, düğünde, kahvede… Her yerdedirler. Telefonları susmaz, kapıları açıktır.
Seçim biter bitmez tablo tersine döner. Aynı başkan artık ulaşılmazdır. Telefonlara sekreter bakar, eleştirene “hain”, soru sorana “karşı cephe” muamelesi yapılır.

Kendini belediye başkanı değil, sanki bölgesel bir derebeyi sananlar vardır. Belediyeyi kurum olarak değil, şahsi mülk gibi yönetenler… Meclisi formaliteye indirgeyen, denetimi tehdit sayan, basını düşman görenler… Hepsi aynı zihniyetin farklı tezahürleridir.

Daha vahimi şudur:
Yola kimlerle çıktıkları değil, bugün kimlerle yürüdükleri önemlidir artık. İlkeler eskir, dostluklar harcanır, davalar rafa kaldırılır. Dün “can yoldaşım” dedikleri bugün kapının önüne konur. Yerlerine, sadakatini değil menfaatini sunanlar alınır. Çünkü biat, liyakatin önüne geçmiştir.

Bir de “nasıl olsa yeniden seçilirim” özgüveni vardır ki, işte asıl çürüme orada başlar. O noktadan sonra her şey mubahtır. Akrabalar görünmez kadrolara yerleştirilir, ihaleler tanıdık adreslere uğrar, kamu kaynakları siyasi yatırım aracına çevrilir. Sorana kızılır, yazana baskı yapılır, hatırlatana parmak sallanır.

Bu bir parti meselesi değildir.
Bu bir zihniyet sorunudur.

Sağda da vardır, solda da… Büyükşehirde de çıkar, küçük ilçede de. Ünvan büyüdükçe ego da büyüyorsa, sorun kişidedir.

Unutulan şudur:
Belediye başkanlığı padişahlık değildir. Mazbata tapu senedi değildir. Halk, bir kişiyi yüceltmek için değil; kendisine hizmet etsin diye oy verir. O emaneti kibirle taşıyanlar günü kurtarır ama sandık günü geldiğinde hafızanın ne kadar güçlü olduğunu acı şekilde hatırlar.

VELHASIL KELAM…

İsim vermiyorum.
Ama aynaya bakan herkes, yazılanların kime değdiğini gayet iyi biliyor.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —