Şöyle ki;
Antalya’nın vitrini olarak görülen Konyaaltı, son yıllarda imar tartışmalarının merkezinden düşmüyor. Şimdi ise yine aynı soru gündemde:
Konyaaltı rant merkezine mi dönüşüyor?
Hatırlayalım… Konyaaltı Liman Bölgesi’nde Fenix İnşaat tarafından yapımı süren Fenix Center projesinde, iskan ruhsatı bulunmayan bölümlerde kaçak kullanım tespit edilmiş, Konyaaltı Belediyesi ekipleri tarafından mühürleme işlemi yapılmıştı. Süreç yargıya taşınmış, dönemin belediye başkanı Semih Esen ile mevcut başkan Cem Kotan hakkında soruşturma başlatıldığı yönündeki haberler kamuoyuna yansımıştı.
Dosya henüz soğumamışken, bu kez sahile sıfır yeni bir plan değişikliği tartışması gündeme geldi.
Geçtiğimiz hafta Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde kabul edilen 25, 26, 27, 28, 29 ve 30’uncu maddeler; Konyaaltı sahil bandında “Ticaret–Turizm–Konut Karma Kullanım” başlığı altında 1’den 6’ya kadar etaplara ayrılan uygulama imar planlarını kapsıyor. Meclisten geçti. Ancak kamuoyundaki tartışma bitmedi; aksine yeni başladı.
Planlama sürecinde soru işaretleri
Tepkilerin merkezinde iki temel iddia var.
Şehir plancıları ve mimarlardan edinilen bilgilere göre ilk tartışma planlama hiyerarşisi üzerine. İmar mevzuatına göre süreç nettir:
-Önce 1/5000 ölçekli nazım imar planı hazırlanır ve büyükşehir meclisinde kabul edilir.
- Ardından buna uygun 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hazırlanır; önce ilçe, sonra büyükşehir meclisinden geçer.
Ancak iddialara göre burada süreç tersine işledi.
1/5000’lik planlar kesinleşmeden, 1/1000’lik planların hem ilçe meclisinde hem de büyükşehir meclisinde kabul edildiği öne sürülüyor.
Eğer doğruysa bu ciddi bir planlama sorunudur.
Şayet doğru değilse, kamuoyuna açık ve şeffaf bir biçimde izah edilmelidir.
Çünkü şehir planlaması teknik bir mesele olduğu kadar, kamusal güven meselesidir.
“Yangından mal mı kaçırılıyor?”
Sürecin apar topar işletildiği yönündeki eleştiriler ister istemez şu soruyu gündeme taşıyor:
Bu acele neden?
Konyaaltı sahil bandı sıradan bir alan değil. Antalya’nın en değerli kıyı şeridi. Turizm yatırımları, ticari alanlar ve konut projeleri açısından altın değerinde bir bölge. Böylesine kritik bir alanda yapılan her plan değişikliği doğal olarak “kime yarıyor?” sorusunu beraberinde getiriyor.
6 etaplı planlama neden?
Tartışmanın ikinci boyutu planlamanın bütüncül değil, 6 ayrı etap halinde yapılması.
Her fırsatta “bütüncül planlama” vurgusu yapanların, Antalya’nın vitrini sayılan bu bölgede etap etap ilerleyen bir planlama modeline onay vermesi çelişki olarak görülüyor.
Şehircilik ilkesinde esas olan, parçalı değil bütünsel bakıştır.
Etaplara bölünmüş plan değişiklikleri, kamuoyunda “parça parça ilerleyen bir dönüşüm” algısını güçlendiriyor.
Antalya’nın vitrini
Konyaaltı sahil bandı yalnızca bir yerleşim alanı değildir.
Burası Antalya’nın kartvizitidir.
Turizm, ticaret ve konut fonksiyonlarının aynı potada eritildiği “karma kullanım” modeli çağdaş şehircilikte yer bulur. Ancak mesele model değil; uygulamanın şeffaflığı ve kamu yararıdır.
Bu planlama gerçekten kamu yararına mı?
Yoksa belli yatırım çevrelerine avantaj mı sağlıyor?
Bugün sorulması gereken soru tam da budur.
Şehirler betonla değil, güvenle büyür.
Eğer kamuoyu ikna edilmezse, her plan değişikliği “rant” tartışmasının gölgesinde kalmaya mahkûmdur.
Velhasıl kelam….
Konyaaltı’nda olan biten yalnızca bir imar meselesi değil;
Antalya’nın geleceğine dair bir sınavdır.
Belge geçer:
hergungazete07@gmail.com