İçinde bulunduğumuz zamanda haber yazmak, köşe yazısı yazmak fikirlerimizi paylaşmak inanın çok zor. Bir gece de evimizden aldırılmak korkusu ile bin düşünüp bir yazmaya çalışıyoruz. Hep dualarımızda “Allah sonumuzu hayır etsin” demekten başka inanın bir çaremiz yok. Hem siyasi hem de hain terör belası ile bir köşeye sıkıştırılmış, sindirilmiş, fikirlerimizi paylaşamaz hale geldik. “Ya taraf olacaksınız yada bertaraf” mantığının dikte edildiği baskılar yaşıyoruz.
Bir tarafta fikirlerini özgür bir şekilde paylaşamayan, yazamayan gazeteciler yer alırken, diğer tarafta ise, adeta özel seçilmiş, bir çok paralı asker, sözde medya mensupları gazete manşetlerinde, televizyon ekranlarında, tehditler savurarak hedef göstermeye devam ediyorlar. Bir tarafta sözde adalet kuralları işletilen gazeteciler inim inim inletilirken, diğer tarafta lüks içinde yüzen ekranlarda meydan okuyan , kaleminden kan damlayan havuz medyası üyelerinin arsızca saldırılarını ne acıdır ki izliyoruz…
Sözde adalet ne hikmetse adamına göre, siyasi kimliğine göre işlerken, benzeri durumları siyasi parti ve vekilleri arasında yaşanan çifte standartlarda da görmekteyiz. Son zamanlarda ekranlarda yaptığı şovlarla gündem olan AKP Antalya milletvekili Gökçen Özdoğan Enç’i utanarak izliyorum. Bir bayana yakışmayacak hatta ve hatta bir insana yakışmayan tavır ve söylemleri ile gündem olmayı kimler öneriyorsa sevgili vekil bu huyundan derhal vazgeçmeli. Yanlış yönlendirildiği yada bilerek bazı olayları gündem dışı bırakmak adına yapılan şovlar olduğunu düşünenlerdenim. Tabi Türk vatandaşı olarak bu düşüncemizden şuçlu konuma sokulup bir gecede tutuklanmazsak.
Şimdi gelelim asıl konumuza. Sayın Enç’in babası AKP’nin yoğun çalışması sonucu Antalya Orman Mühendisleri Odası başkanı seçildi. Bunun yanında Kız kardeşi Akdeniz Üniversitesinde öğretim görevlisi olduğu biliniyor. Eniştesi ise, işte orada asıl konu başlıyor. Her olayda kendisini ortaya atan ve gündem olabilmek için var gücüyle bir yerlere mesaj ulaştırmaya çalışan sayın Enç’in bir sıkıntısı mı var demeden geçemiyor insan. 2014 belediye seçimleri sonrası Antalya büyükşehir belediyesinde çalışan bayanlara ağza alınmayacak sözler sarf eden Enç, yine mecliste ölümden dönmüş CHP’li vekillere sözde mesaj göndererek elinde 'meclise köpek giremez' pankartı açması bir bayana yakışıyor mu yorumu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Yukarda da bahsettiğimiz gibi ENÇ’in eniştesi ile bir sorunu mu var ? Sayın vekil FETÖ’cü derneklerle bir bağlantısı oldu mu ? AKP kanadında Gökçen Özdoğan Enç ile ilgili bir sıkıntı var mı ? Bazı basın yayın organlarına haber olarak düştüğünü gördüğümüz eniştesinin FETÖ ile bağlantısı var mı ? Darbe girişiminde sonra Gökçen Özdoğan Enç’in eniştesinin firarda olduğu doğru mu ?
Her konuya çok duyarlı olan sevgili vekil Gökçen Özdoğan ENÇ, kendisi ve ailesi ile ilgili ortaya atılan iddialara çıkıp neden aynı duyarlılıkla cevap vermiyor ? Mecliste pankart açıp “Meclise Köpek Giremez” diyen sayın vekil aynı duyarlılığı gösterip kendisi ve ailesi ile ilgili FETÖ’cü oldukları iddialarına da cevap verebilecek mi ? Sayın vekilin mecliste göstermiş olduğu hırçınlığı kendi ailesi ile ilgili konularda da gösterebilecek mi ? Aksi halde biz Gökçen Özdoğan ENÇ’in bu kadar hırçın davranmasının sebeplerini araştırmaya sorgulamaya devam edeceğiz. Tabi başımıza bir iş gelmezse…