Menü Hergün Medya. Antalya'dan Dünyaya haber
Vehbi  Kaya

Vehbi Kaya

Tarih: 09.03.2026 10:06

16 MART’A GİDERKEN MUHİTTİN BÖCEK VE CHP'NİN TUTUMU

Facebook Twitter Linked-in

Bugün 9 Mart 2026.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun davası bugün başladı. Duruşma Silivri Cezaevi yerleşkesinde görülüyor. Türkiye bir kez daha gözünü mahkeme salonlarına çevirmiş durumda.
Herkes aynı şeyi söylüyor:
“Türk adaleti doğru kararı verir.”
Evet, vermek zorunda.
Çünkü bu ülkenin en güçlü dayanağı hâlâ adalet duygusudur.
Ancak gündemin sadece İstanbul ayağı yok.
Bir de Antalya ayağı var ki, orada da tansiyon giderek yükseliyor.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek yaklaşık 8 aydır tutuklu bulunduğu Döşemealtı L Tipi Cezaevi’nde yargılanmayı bekliyor.
Ve beklenen gün yaklaşıyor.
16 Mart’ta ilk duruşma başlıyor.
Mahkemenin ilk etapta bayram nedeniyle üç gün sürmesi bekleniyor. Ardından bayram tatili araya girecek. Tatilden sonra dosya yeniden mahkeme önüne gelecek.
Şimdi bazıları şimdiden şu soruyu soruyor:
“İlk duruşmada tahliye olur mu?”
Açık konuşalım…
Bu kadar büyük bir dosyada ilk duruşmadan mucize beklemek biraz saflık olur.
Önce prosedür işleyecek.
Kimlik tespitleri yapılacak.
Dosya teknik olarak ele alınacak.
Ardından esas yargılama başlayacak.
Muhittin Böcek’in cezaevinde geçen bu 8 aylık sürede davaya ciddi şekilde hazırlandığı biliniyor. Zaten cezaevinde insanın elinde iki seçenek vardır:
Ya zamanın geçmesini beklersin…
ya da mücadeleye hazırlanırsın.
Böcek’in ikinci yolu seçtiği konuşuluyor.
Ama burada asıl kritik mesele hukuk değil, siyasetin tavrı.
Cumhuriyet Halk Partisi Antalya teşkilatı, gençlik kolları ve parti tabanı nasıl bir yol izleyecek?
Kulislerde konuşulanlar hiç de sakin bir tablo göstermiyor.
Mahkeme önünde eylem yapılacağı, gençlik kollarının sert tepki göstereceği, bağırış çağırışın eksik olmayacağı söyleniyor.
Eğer bunlar doğruysa, burada ciddi bir siyasi hata yapılmak üzere demektir.
Çünkü bir şeyi açık söylemek gerekir:
Mahkeme salonu siyaset meydanı değildir.
Adaletle kavga edilmez.
Adaletle pazarlık yapılmaz.
Adaletle inatlaşılmaz.
Savcı görevini yapar.
Hakim kararını verir.
Avukat savunmasını yapar.
Hukuk böyle işler.
Mahkeme kapısında slogan atarak, bağırarak, çağırarak hiçbir dosya kazanılmadı, kazanılmaz da.
Aksine böyle bir tablo ortaya çıkarsa en büyük zararı Muhittin Böcek görür.
Çünkü Türkiye’de yargı ile siyaset arasındaki gerilim yükseldiğinde bunun faturası çoğu zaman sanığa çıkar.
Bu nedenle akılcı davranmak gerekir.
Sokak gürültüsü değil, hukuk konuşmalı.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan şey bağıran siyaset değil, sağduyudur.
Ve unutulmamalı…
Bu ülkede adalet herkes için lazımdır.
Bugün bir başkası için,
yarın hepimiz için.
Adaletle inatlaşan hiçbir siyaset bugüne kadar kazanmadı.
VELHASIL KELAM.....
16 Mart’ta mahkeme salonunda sadece bir dava görülmeyecek.
Aynı zamanda Türkiye’de hukukun siyasete karşı ne kadar güçlü durabildiği de test edilecek.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —