İYİ Partinin Antalya’dan 86 aday adayı vardı. İlk bakışta bu adaylarının hepsi de ilk 16 girebilecek ve İY Partiyi temsil edecek seviyede aynı zamanda kendi alanlarında başarılı isimlerden oluşuyor gibi gözüküyordu…
86'dan 16 kişi ancak aday olabilecekti.
Aday adayı olanlarda bunu biliyordu.
Birçok aday adayı ile liste açıklanmadan önceki süreçte sohbetim oldu.
Bu sohbetlerimde belki hepsi bire bir konuşma imkânım olmadı ama ortak noktaları” listeye girmesem dahi partimin emrinde olacak, genel başkanımız Meral Akşener’i Cumhurbaşkanı yapmak için adaymış gibi çalışacağız” diyorlardı.
Liste açıklandı.
Listeden hoşnutmuşsun derseniz?
Yüzde yüz hoşnut olduğumu söyleyemem.
Benimde listede görmek istediğim bu davaya her açıdan gecesini gündüzüne katarak hizmet etmiş isimler vardı, hatta ilk Beş de görmek isterdim ama olmadı….
İnanmışlar ile inanmış gibi davrananlar………………………………….!!!
Listeler yayınlandı ve 86 kişiden birkaç isim hariç listeye giremedim diyerek yüksek ses ile itiraz eden olmadığı gibi sosyal medyadan küskünlüklerinin olmadığını partilerinin ve Meral Akşener’in emrindeyiz şeklide açıklamalarda bulunalar da oldu.
Bu tutumları kamuoyunda takdir ile karşılandı.
Listede yer bulamayan bazıları da bunun tam tersini yaparak partiden istifa edeceklerini, sıralamada olmaları gerektiğini, haklarının yenildiğin, düşünerek tepki koydular, bu tepkiler doğaldı, tepki koymalarında da bir sakınca yok!!!
Ama bugüne kadar inanımmış gibi davrandıkları partiye, davaya hakarete varan açıklamada bulunmalarının da kabul edilecek yanı da yok.
Hele bir tanesi! Buradan Adını dahi zikretmeyeceğim şahsiyet, duruşu ve görüntüsüyle, davranış, konuşmalarıyla örnek alınacak gibi sahte duruş sergilemesi, aday yapılmayınca veryansın etmesi.
Sözüm ona!
Paranın gücü ile sıralamada yer bulacağına kendini inandırmış, şımarık davranış serilmesi aslında samimiyetinin de ölçüsünü de göstermiş oldu.
Bu tip paranın verdiği güç ile siyaset yapacağını sananları, siyasi simsarlık peşinde olan ukala tipler siyasi mefta olmaktan kendilerini kurtaramayacaktır.
Biz bunun örneklerini geçmişte çok görmüştük görmeye de devam edeceğiz.
Velhasıl kelam….
Görünüşte inanmış gibi davranarak özde inanmayan kendilerini pazarlayanlar!
Gerçekte Meral Akşer'e inanmak ve Cumhurbaşkanı yapmak şöyle dursun İYİ Partinin başarısına da inanmadıkları aksine kendi menfaatti çıkarları doğrultusunda ben varsam İYİ Parti var. Ben yoksam davada,partide yok. Şeklinde düşünen, yaklaşım sergileyen bu tiplerin varlığı yokluğundan daha hayırlıdır….