16844,26%-2,17
43,77% 0,02
51,71% 0,23
7026,72% 0,19
11669,65% 0,25
Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından, Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Çakırlar Mahallesi sınırları içerisinde, Çandır Çayı yatağında Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yapılması planlanan toplu konut projesine ilişkin verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı açılan davada mahkeme yürütmeyi durdurdu.
Antalya 2. İdare Mahkemesi, proje alanının çevresel, jeolojik ve hidrojeolojik özellikleri ile ilgili mevzuat hükümlerini birlikte değerlendirerek, söz konusu “ÇED Gerekli Değildir” kararının hukuka uygun olmadığı kanaatine vardı. Kararda, bilimsel verilerin, şehircilik ilkelerinin ve kamu yararının gözetilmesi gerektiği vurgulandı.
TOKİ tarafından planlanan proje; 6 etap halinde toplam 4 bin 574 konut, 2 okul ve 1 camiden oluşuyor. Ancak yalnızca bir etaba ilişkin ÇED Proje Tanıtım Dosyası hazırlanarak “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesi, projenin bütüncül çevresel etkilerinin değerlendirilmediği eleştirilerine neden oldu.
Proje alanı, Boğaçayı’nın en büyük kollarından biri olan Çandır Çayı yatağında, geçmişte kum-çakıl ocağı olarak kullanılmış bir dere yatağında yer alıyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından hazırlanan Antalya İl Afet Raporu’nda da taşkın riski altındaki bölgeler arasında gösterilen alanda yoğun konut yerleşimi planlanmasının, can ve mal güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğu belirtildi.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) incelemelerinde ise proje sahasının, Konyaaltı’nın içme ve kullanma suyunu karşılayan kuyuların beslenim alanı içerisinde kaldığı ve yer altı suyu akım yönüne göre memba kısmında bulunduğu tespit edildi. Karstik ve kırılgan hidrojeolojik yapıya sahip bölgede yoğun yapılaşma ve atık su yükünün su kaynakları üzerinde kirlilik riski yaratabileceği ifade edildi.
Proje alanının 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda tarım alanı olarak belirlendiği, su, orman ve tarım ekosistemlerinin oluşturduğu bir eko-coğrafya bütünlüğü içinde yer aldığı kaydedildi. Daha önce Danıştay kararlarına konu olan bilirkişi raporlarında da Boğaçayı havzasında aşırı kentleşme ve kum ocakları nedeniyle doğal yapının ciddi tahribata uğradığına dikkat çekildi.
Mimarlar Odası Antalya Şubesi açıklamasında, sosyal konut ihtiyacının farkında olunduğu ve desteklendiği belirtilirken, konut üretiminin; tarım alanlarını yok etmeyen, su kaynaklarını riske atmayan ve taşkın tehdidi oluşturmayan alternatif alanlarda, bilimsel planlama esaslarına uygun şekilde yapılması gerektiği vurgulandı.
Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı, Antalya’da kamu yararı, çevre hukuku ve şehircilik ilkeleri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Mimarlar Odası Antalya Şubesi, kentte doğayı, su kaynaklarını ve tarım alanlarını korumaya yönelik hukuki sürecin takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.