9659,48%0,49
37,93% -0,09
41,03% -0,27
3810,97% 1,15
6070,97% 0,00
CHP'nin "Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'na Özgürlük Mitingi"nde konuşan Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, “Ekrem, İstanbul'un bütün sokaklarında, çarşılarında, pazarlarında huzurla dolaşır. Yalnız İstanbul'da değil, Türkiye'nin dört bir yanında kendisine gösterilen büyük ilginin, sevginin karşısında hiçbir kibre kapılmadan, tepeden tırnağa tevazuya dolaşır. İşte bunun için Ekrem'i cezalandırıyorlar. Milletin ona olan sevgisi karşısında aciz kaldıkları için cezalandırıyorlar. Asla Ekrem kadar bu milletin gönlüne giremeyeceklerini biliyorlar, onun için cezalandırıyorlar. İstediğinizi yapın, Ekrem'e ceza işlemez” dedi.
''İstifa Tayyip, Tayyip içeri, İmamoğlu dışarı'' sloganlarının atıldığı mitingte konuşan Dilek İmamoğlu, şunları söyledi:
''Sonunda söyleyeceğimi, başta söylemek istiyorum, ‘bu daha başlangıç, mücadeleye devam’. Ekrem için değil, evlatlarımız için kendimiz için değil, Türkiye için mücadeleye devam.
"Yarın milyonlarca ailenin bayramı, yoksulluğun, adaletsizliğin, çaresizliğin, acısıyla gölgelenecek"
Yarın bir bayram sabahına birlikte uyanacağız. Bayramlarda aramızda ayrı gayrıyı bir kenara bırakıp, güzel temennilerimizi paylaşırız. Hayata iyi tarafından bakarız. Ama yarın milyonlarca ailenin bayramı, yoksulluğun, adaletsizliğin, çaresizliğin, acısıyla gölgelenecek. Geçim derdi yüzünden evladına, torununa gönlünce harçlık veremeyenlerin, ihmaller yüzünden depremlerde, yangınlarda sevdiklerini yitirenlerin, adalet arayıp bulamayanların, hakkı yenenlerin, hak etmediği halde dört duvar arasında tutuklu olanların bayram sevinci eksik olacak.
"Biz 86 milyonluk büyük bir aileyiz"
Bizim ailemiz de bu bayrama babasından uzak girecek. Kızım, oğullarım babalarıyla yan yana olamayacak, aranızda olamyacak. Ekrem, sevdiklerine sarılamayacak. Ve tabii Ekrem'le birlikte haksızlık ve hukuksuzluğa uğrayan tüm ekip arkadaşları ve aileleri de bu bayram sevincini eksik yaşayacak. Elbette çok üzülüyoruz, elbette içimiz yanıyor. Ama gelecek güzel günlere inancımızı asla getirmeyeceğiz. Birbirimizin acısını paylaşmaya, birbirimize umut ve cesaret vermeye mecburuz. Çünkü biz 86 milyonluk büyük bir aileyiz.
"Ekrem, herkesi eşit gören bir anlayışla, hiç kimseyi ayırmadan bu şehri yönetti"
Asıl marifet, kimseyi ayırmadan herkes için mücadele etmek, herkesin sevgisini, saygısını kazanmaya çalışmaktır. Ekrem bu anlayışla siyaset yaptı. Herkesi eşit gören bir anlayışla, hiç kimseyi ayırmadan bu şehri yönetti. Ve İstanbullular biliyor ki çok iyi yönetti.
"Kim millete zincir vurabilir"
Ekrem, İstanbul'un bütün sokaklarında, çarşılarında, pazarlarında huzurla dolaşır. Yalnız İstanbul'da değil, Türkiye'nin dört bir yanında kendisine gösterilen büyük ilginin, sevginin karşısında hiçbir kibre kapılmadan, tepeden tırnağa tevazuya dolaşır. İşte bunun için Ekrem'i cezalandırıyorlar. Milletin ona olan sevgisi karşısında aciz kaldıkları için cezalandırıyorlar. Asla Ekrem kadar bu milletin gönlüne giremeyeceklerini biliyorlar, onun için cezalandırıyorlar. İstediğinizi yapın, Ekrem'e ceza işlemez. Soruyorum size, hangi duvar sevgiye engel olabilir? Hangi demir parmaklık gerçeği hapsedebilir? Kim millete zincir vurabilir?
"Evlatlarımızı haksız, hukuksuz yere siyasi maksatlarla kolayca suçlu ilan edip parmaklıklar ardına koyamazsınız"
Ekrem'in tutuklanması herkesten çok gençlerin kanına dokundu. Adalete ve demokrasiye sahip çıkmanın, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak olduğunu en çok gençler hissettiler. Onun için bir araya geliyorlar, tepkilerini demokratik yolla dile getiriyorlar İşte şimdi de buradalar. Bu değerli gençleri, bu güzel evlatları suçlu gibi göstermeye çalışanlar, bu gençlerin içinde en ufak bir kötülük olduğunu zannedenler bu meydana iyi baksınlar. Bu gençler, depremlerde, orman yangınlarında kimseden bir emir beklemeden en önde yardıma koşanlardır. Tıpkı ülkemizin bütün gençleri gibi. Bu ülkenin tüm çocukları, tüm gençleri bizim evladımızdır. Bütün anneler bunu böyle bilir, böyle hisseder. Evlatlarımızı haksız, hukuksuz yere siyasi maksatlarla kolayca suçlu ilan edip parmaklıklar ardına koyamazsınız. Adaletsizliğe itiraz eden, haklarını arayan evlatlarımıza türlü türlü eziyetler, adaletsizlikler yaşatamazsınız. Türkiye kendi evlatlarına, kendi evlatları eliyle acılar çektiren bir ülke olamaz, olmayacak.
"Bir avuç insan yenilecek, milletçe huzura, refaha kavuşacağız"
Adaletsizliğe, haksızlığa karşı durmanın partisi, ideolojisi yoktur. Bu bir vicdan meselesidir. Annelerin vicdanına sığmayan, annelerin yüreğini yakan yöntemlerle iktidarımızı koruyamazsınız. Bu gerçeği görmezden geldiğiniz için, annelerin ahını aldığınız için yenileceksiniz. İyi insanların temiz kalplerine, dualarına yenileceksiniz. Bir avuç insan yenilecek, milletçe birliğimizi, kardeşliğimizi kazanacağız. Bir avuç insan yenilecek, milletçe huzura, refaha kavuşacağız. Bu ülkeyi güzellik kurtaracak, şefkat kurtaracak, sevgi kurtaracak. Biliyorum, benimle aynı duyguları, aynı umudu paylaşıyorsunuz. Varlığınızla güç veriyorsunuz. Ben şimdi tekrar etmek istiyorum, adalet yasaklanamaz, vicdan hapsedilemez. İyi ki varsınız, iyi ki birlikteyiz. Bu ülkenin yolunda birlikte mücadele edeceğiz. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz.”
"Oğlum devletine hizmet ediyor, bütün halkını seviyor"
Ekrem İmamoğlu’nun annesi Havva İmamoğlu ise, “Her şey çok güzel olacak. Oğlum devletine hizmet ediyor, bütün halkını seviyor. Halkı onu seviyor. Teşekkür ediyorum ona ben. Benim oğlum çalışkan oğlum'' dedikten sonra alandakileri selamladı.