Gönüllere dokunandizelerin ezgilerle harmanladığı etkinliğe katılan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Şehirlerde
insanlar gibidir. Eğer bir şehir, yaş almış bireylerin deneyiminden besleniyorsa, o şehir güçlüdür, o
şehir kudretlidir. Belediyeler olarak bizim görevimiz; sadece hizmet üretmek değil, yaşlı bireylerin
hayatın içinde kalmasını sağlayacak ortamı kurmaktır" dedi.
Kepez Belediyesi, Yaşlı Dostu Kepez Projesi kapsamında düzenlediği "Şiirden Sevgiye" etkinliğiyle
Yaşlılar Haftası'nı anlamlı bir etkinlikle taçlandırdı. Erdem Bayazıt Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen
program, sanatın birleştirici gücüyle yaşlıların toplum içindeki değerini ve önemini bir kez daha ön
plana çıkardı. Şiirden Sevgiye konulu etkinlik eğitimci ve yazar Tuncer Çetinkaya'nın hazırladığı içerikle
sahneye taşınırken, Modern Zamanlar Şiir Topluluğu ve orkestrasının deneyimiyle izleyicilere
unutulmaz bir şiir ve müzik ziyafeti sundu. Şiir dinletileriyle örülen gecede, müzikle harmanlanan
eserler izleyicilerden büyük beğeni topladı. Edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Şükrü Erbaş'ın
katılımıyla daha da anlam kazanan etkinlikte, şiirin insan ruhuna dokunan yönü ön plana çıktı.
Erbaş'ın şiirleri ve edebiyat üzerine paylaşımları, salonda duygu dolu anlar yaşattı. Programa Yaşlı
Dostu Kepez Projesi kapsamında faaliyet gösteren Kepez Gönüllüleri üyeleri ile Tazelenme
Üniversitesi öğrencileri katıldı. Farklı kuşakların bir araya geldiği ve şiirin müzikle harmanlandığı
etkinlikte, Yaşlılar Haftası sanatın birleştirici gücüyle kutlandı.
YAŞ ALMAK DEĞİL, YAŞAMLARA DEĞER KATMAK
Şiirden Sevgiye konulu programda konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Yaşlılar
Haftası'nın önemine dikkat çekti. "Zamanın biriktirdikleri, şehrin geleceğidir" diyen Başkan Kocagöz,
"Bugün burada sadece bir haftayı anmak için değil, bir ömrün biriktirdiği anlamı birlikte hatırlamak
için bir aradayız. Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz; kimimiz başında, kimimiz ortasında, kimimiz ise
tecrübenin en derin noktasında… Ama hepimiz aynı hikayenin içindeyiz. Mesele sadece yaş almak
değil, yaşama değer katmaktır" dedi.
YAŞLILIK DOĞRU YAŞANMIŞ BİR HAYATIN BİRİKİMDİR
Yaşlılığın bir son değil; doğru yaşanmış bir hayatın birikimi olduğuna değinen Başkan Kocagöz, "Bilim
bize şunu söylüyor: İnsan yaşamı doğumdan itibaren yaşlanma sürecidir ve bu süreç yalnızca biyolojik
değil, aynı zamanda zihinsel ve sosyal bir yolculuktur. Yaşam boyu öğrenme, bireyin bilişsel
esnekliğini korur; sosyal bağlar ise hem ruhsal iyilik halini hem de fiziksel sağlığı doğrudan etkiler.
Araştırmalar, aktif sosyal yaşamı olan bireylerin daha uzun ve daha sağlıklı yaşadığını ortaya koyuyor"
diye konuştu.
BİR ŞEHİR YAŞ ALMIŞ BİREYLERLE GÜÇLÜDÜR
"Toprak ne kadar zenginse, ürün o kadar bereketlidir" diyerek sözlerini sürdüren Başkan Kocagöz,
"Şehirler de insanlar gibidir. Eğer bir şehir, yaş almış bireylerinin deneyiminden besleniyorsa, o şehir
güçlüdür, o şehir kudretlidir. Belediyeler olarak bizim görevimiz; sadece hizmet üretmek değil, yaşlı
bireylerin hayatın içinde kalmasını sağlayacak ortamı kurmaktır. Erişilebilir mekanlar, sosyal katılım
alanları, öğrenme fırsatları… Bunlar birer sosyal lütuf değil, sürdürülebilir şehir yönetiminin temelidir"
dedi.
YALNIZLIK DEĞİL, BAĞ KURMA ZAMANI
Yaşlılıkla en çok anılan kavramlardan birinin yalnızlık olduğuna dikkat çeken Başkan Kocagöz, "Oysa
doğru politikalarla yalnızlık kader değildir. Bir telefon, bir ziyaret, bir sohbet… Bunlar küçük gibi
görünür ama insanın hayatında büyük karşılık bulur. Çünkü insan, temas ettiği kadar hayattadır.
Bugün burada kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz nasıl bir şehirde yaşlanmak istiyoruz? Eğer
cevabımız; saygının, anlayışın ve dayanışmanın olduğu bir şehirse, o şehri bugünden birlikte inşa
etmek zorundayız. Değerli büyüklerimiz, sizler bu şehrin hafızasısınız. Ve bizler biliyoruz ki; hafızasını
kaybeden toplumlar yönünü de kaybeder. İyi ki varsınız. İyi ki bu şehrin bir parçasısınız. Güzel bir şehir
inşa etmeyi hep birlikte başaracağız" diye konuştu.