Ülkü ocakları eski genel başkanı Sinan Ateş Ankara'nın kalbinde suikasta uğrayarak şehit oldu.
Sinan'ın şehit edilmesi Sağcısı, Solcusu, Komünistti, Türk Milletçisi her kesimim yüreğini yaraladı.
Türk milletinin, Türk milliyetçilerinin, Türkeşçilerin, Yüreğine kor ateş düştü.
İnsan olan, insanlığa değer veren tüm görüşlerim tepkisi çığ gibi büyüdü.
Türk polisi bu kalleş pusuyu, bu kalleş suikastı yapanları, yaptıranları elbette ki açığa çıkaracaktır.
Lakin
yüreğimize ateş düşürenler yabancı değil !!!
Sinan’ın uğrunda canını vereceği dava arkadaşlarının kalleş suikastın içinde olmaları ateşi kora çeviriyor.
KALLEŞÇE PUSUYA DÜŞÜRÜLEREK ŞEHİT EDİLEN SİNAN ATEŞ KİMDİ?
Lise yıllarında Bursa Ülkü Ocakları'na katılan Ateş, Ülkü Ocakları'nın lise teşkilatında başkanlık yaptı.
2007'den itibaren, Milliyetçi Hareket Partisi Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'a 10 yılı aşkın bir süre danışmanlık görevinde bulundu.
Ülkü Ocakları'nda; genel sekreter yardımcılığı gibi bazı görevler aldıktan sonra 9 Ocak 2019’da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından Ülkü Ocakları'nın genel başkanlığına atandı.
Nisan 2020'de, yine Devlet Bahçeli tarafından görevden alındı.
Hacettepe Üniversitesi'ndeki akademisyenlik görevini görevine döndü.
Kısa dönem ülkü ocakları genel başkanlığı yapmış olsa da ülkücü camianın en sevdiği ve saydığı isimlerden biriydi.
Başbuğ Alparslan Türkeş’in genel başkanı olduğu dönem olan 90’lı yılların başından 2004’e kadar Antalya’da Antalya ve Kepez Ülkü Ocakları, Milliyetçi Hareket Partisinin çeşitli kademlerinde görevler aldım.
MHP ile yollarımızı 2014 yılının Kasım Ayının sonunda ayırmak zorunda kaldık Meral Akşener’in Genel Başkan adaylığı döneminin ardından İYİ Parti’nin kuruluş süreci dâhil İYİ Parti Antalya il kurucuları yönetiminde görev aldım.
Bu nedenlerden dolayı Sinan Ateş’i yakinen tanımam.
Şehit Sinan Ateş’in Antalya’da yakın arkadaşlarından ve Ülkü Ocakları Genel Başkanı olduğu dönemde yapmış olduğu bazı açıklamalarından tanırım.
Her ne kadar MHP’den siyaseten ayrılmak zorunda kalmış olsak ta Ülkü Ocaklarıyla ve MHP ile ilişkimiz bazı olumsuzluklar yaşanmış olsa da hatta (davayı satınız) sözlü ve fiili saldırılara maruz kalmış olsam da ülkü ocaklarına olan bağlılığım uzaktan da olsa devam etti.
Her fırsatta ülkücüleri ve ülkü ocaklarını savundum.
Ocak çalışmalarını haberleştirdim.
Çünkü bize Cennet Mekan Başbuğum Alparslan Türkeş’in “ülkücüler kardeştir” sözlerini kedimize şiar edinip beynimize işlemiş ve yaşatmıştık.
Tanımasa da nerede yaşarsa yaşasın Ülkücü ülkücünün öz kardeşidir.
Bu yaşıma kadar böyle bildim böyle yaşadım.
Oysa ben YANILMIŞIM!!!
'İşkencelere dayanamayan olursa;hepsini Türkeş yaptırdı deyin evladım!'diyen Başbuğ Alparslan Türkeş'i düşündüm birde bugün ki sessizce izleyenleri.
Ülkücü ülkücünün düşmanı olmuş!!!
KARDAŞ Kardaşının canını almak için fırsat kollar olmuş.
Tıpkı
Sinan Ateş’in bir kahpe pusuya düşürülerek şehadet şerbetini içtiği gibi.
İnanmak zor olsa da.
İnanmak istemesem de.
Suikastın yapanların ülkücülerin içinden olması dünyamı başıma yıktı.
İçinden haykırmak geliyor..
Sabır vardı, şükür vardı, sır vardı,
Edep vardı, haya vardı, ar vardı,
Gönül vardı, sevda vardı, yar vardı,
Sevgiden yılmazdık, böyle değildik.
NE OLDU BİZE KARDAŞ BİZ BÖYLE DEĞİLDİK.!!!
Bengisu , Banuçiçek’in babasına nasıl kıydınız
Siz bizim ciğerimizi yaktınız
Allemlerin RAB’I ALHAH c.c sizin ocağınızı yaksın
Yuvalarınızı viran etsin
